Ben bir hırsızım, namussuzum,

                                                                                                   Düpedüz bir haytayım, doğru,

                                                                                                  Ama meteliğim yoktu çalarken,

                                                                                                  Aç köpek fırın deler demişler,

                                                                                                  Ama siz beynimi çalıyorsunuz,

                                                                                                  Ne kadar beyinsizmişsiniz meğer.

                                                                                                       Pierre François Lacenaire

 

Viral Mecmua sayfalarında konuğumuz tarihsel bir figür: Pierre François Lacenaire.

Lacenaire hukuk öğrencisi, şair, deneme yazarı ve katil. Hapishanelerden yola çıkarak Fransız Ceza Sistemini hedef alır. 1834’te ise bir banka kuryesiyle birlikte annesini öldürür. Bu cinayet Lacenaire’e istediği parayı getirmez ama onu Paris’te bir kahramana dönüştürür.  Çünkü 18.yy.da farklı tipte bir suçlu kahraman ortaya çıkmıştır: Artık ‘suçlu kahraman’ ne aristokrat ne de halktan.

İşte Lacenaire tam da bu suçlu tipindendi.

 

Brochier Foucault ile olan bir söyleşisinde Lacenaire için ‘berrak ve soğuk zekâydı.’ Der.  Hakikaten de Lacenaire hapishane hücresini dev bir edebiyat salonuna dönüştürmüştü. Victor Hugo gibi dönemin büyük yazarları Lacenaire’in ziyaretçisiydi.

Mahkeme savunmasında suçun toplumsal adaletsizliğe bir başkaldırı olduğunu söyler. Ve mahkemeye dönüp şöyle der: ‘Evet, ellerim kana bulandı ama tıpkı sizin gibi!’ 


Böylelikle Lacenaire cinayetin arkasında durur ve giyotine gittiğinde hiç pişman değildir.

Dostoyevski’nin romanı Suç ve Ceza’nın meşhur karakteri Raskolnikov Lacenaire’in hikâyesinden doğmuştur.

Şair Baudelaire’e göre ise Lacenaire modern zamanların kahramanlarından biridir.
 

Ya size göre? Kim suçlu, kim kurban, kim kahraman?