Mary Stuart daha kendi kraliyet topraklarına ayak basmadan önce, İskoçya’nın İngiltere’yle ortak sınırı olduğunu hissetmek zorunda kaldı. Elisabeth’in kendisine rakip olan ve tahtı üzerinde hak iddia eden bu kadının hayatını kolaylaştırmak için ne bir nedeni ne de böyle bir niyeti vardı.

“Açık ve belirgin olan, kendi kendini anlatır; gizemin etkisi ise yaratıcıdır. Belirsizlik perdesinin gölgelediği tarihsel kişiler ve olaylar bu nedenle hep yeniden yorumlanmak ister. Mary Stuart’ın yaşam trajedisi, tarihsel bir soruna dair gizemin tükenmeyen cazibesine klasik bir örnek olarak gösterilebilir. Dünya tarihinde belki de başka hiçbir kadın edebiyata bu kadar çok konu olmamış, dramlarda, romanlarda, biyografilerde ve tartışmalarda böylesine çok konu edilmemiştir. Mary Stuart, üç yüz yılı aşkın bir süre boyunca yazarları hep cezbetmiş, biliminsanlarının ilgisini çekmiştir; insan onun kişiliğini, dinmeyen bir enerjiyle yeniden şekillendirmeye kendini hâlâ mecbur hissetmektedir. Çünkü karmaşık olan her şey açıklığa, karanlık olan aydınlığa kavuşmak ister.”

Stefan Zweig, ünlü İskoç Kraliçesi Mary Stuart’ı bu sözlerle tanıtır. Altı günlükken İskoçya kraliçesi olan Mary Stuart’ın gerilim romanlarına taş çıkaran yaşamöyküsü ilk kez 1935’te yayımlandı. O günden bu yana yazarın en çok okunan ve bilinen biyografilerinden biri Mary Stuart. Zweig’ın bir başka giyotin kurbanını anlattığıMarie Antoinette kitabındakigibi bu İskoç kraliçesinin hayatını da talihsizlikler belirliyor.

Biyografilerinde daima toplumsal rollerin ardındaki insana, olayların ardındaki duygulara yoğunlaşan Zweig’ın Mary Stuart’ı, düşmeyen temposuyla gerilim romanlarını aratmayacak türden…

MARY STUART

Yazar: Stefan Zweig

Çeviri: Kasım Eğit – Yadigar Eğit

Tür: Biyografi

 

Sayfa sayısı: 509 Sayfa