Serkan Adın, “AnonymoX”, 25.12.2013 – 26.01.2014
Açılış 
25.12.2013, Perşembe 
 
 
Serkan Adın’ın “Anlık İleti (2005)”, “Farklı Kaydet (2007)”, “E-doll (2008)” ve “Oyunbozan (2011)” sergileri gibi, bu son sergisindeki çalışmalarının da odak noktasını kadın oluşturuyor. Dolayısıyla bu seri, Adın’ın son sekiz yıllık üretimiyle tutarlı ve bu üretimin yavaş yavaş geçirdiği dönüşümü de bir anlamda gözler önüne sermiş oluyor.
 
Adın’ın bu yeni sergisinde yine başrolde genç kadınlarla ve karşı cinse bakışa dair kodlarla başbaşayız. Serkan Adın’ın resimleri, ilk bakışta Hipergerçekçi bir yöntemle yapılmış resimler gibi düşünülebilirse de bu büyük bir yanılgı.
 
Adın’ın üretiminin Hipergerçekçilik ile kesişen tek yanı, Baudrillard gibi söyleyecek olursak, malzemenin (medium) fotoğraf yoluyla yeniden üretimi sırasında bir anlamda ölümün alegorisine dönüşmesi; gerçeğin üstünün, simülasyon katmanlarıyla örtülü olması nedeniyle, bu katmanların arasından gerçeğe ulaşmanın neredeyse imkânsız oluşu.
 
Dolayısıyla Serkan Adın’ın resimlerindeki kodları deşifre edebilmek için önce sanatçının tekniğini deşifre etmek gerekiyor. Bazen hazır imajlara yer veren bazen de hafızasındaki bir öykü ya da film karakterinden yola çıkan Serkan Adın, imajlara yaptığı müdahale sonrasında, renk alanlarını gruplamaya özen gösteriyor. Ardından tüm renklerin kartelasını hazırlıyor, harita paftalarına çıktılar alıyor paftalara uygun ölçülerde plexi, pvc ya da branda naylonu keserek üzerlerine yerleştiriyor. Boyama aşamasında insülin enjektörleri kullanıyor ve kimyasal reçine bağlayıcılar yardımıyla renk tabakalarını birbirinden ayırıyor.
 
Serkan Adın’ın tüm resimlerinde resmin mekânına sirayet eden bir gözden söz etmek ve bu göz üzerine birçok şey söylemek mümkün: Dişiliği nesne haline dönüştüren ama aynı zamanda ondan nemalanan bir kültür, kadını ancak kendi koyduğu ölçütler nispetinde tanımlayan ataerkil bir kültür, kadından korkan ve bu korkuyla kadına karşı gardını alan bir dinsel kültür… Bu, elbette upuzun bir listeye dönüşebilir ama önemli olan Serkan Adın’ın bu toplumsal bakış açısını ne tür süzgeçlerden geçirdiği… Figürlerini farklı teknikleri bir araya getirerek oluşturan Adın, tıpkı tekniğindeki gibi, farklı bakış açılarını da bir araya getiriyor; bir potada eritiyor. Bu nedenle Adın’ın son resimlerinde grafik dili, kadına dair algı biçimlerini ve bu algı biçimlerinin kaynaklarını görmek mümkün. Serkan Adın’ın kadınları cazibeyle korku arasında bir ara alanı tarif ediyorlar, tıpkı toplumsal bakış açımız gibi…
 
Burcu PELVANOĞLU
 
 
 
Görsel: “Mother Nature”, Pleksiglas ve PVC üzerine akrilik ve rezin, 142 x 200 cm, 2013