Onu çok özlüyorum

Ölümünün üzerinden tam 19 yıl geçmiş Türk Sinemasının ilk kadın yönetmeni sevgili  Bilge Olgaç’ın.

Bilge Olgaç’ın hem oyuncusu, hem de yakın dostu Halil Ergün’le  birlikte andık.

Halil Ergün’ün ilk sözleri “onu çok özlüyorum” oldu. Ergün, sözlerine şöyle devam etti; “Bilge Olgaç, erkek egemen Yeşilçam’da asistan, senarist, yönetmen olabilen ilk kadındır. Sinemayı hayat tarzı haline getirmiş, üreten,  giderek bu maceranın  içinde sinemayı sanat  yapmak noktasında olan nadir bir yönetmendir. O, tam bir sinema sanatçısıydı.”

Halil Ergün’ün Ağzından Bilge Olgaç

“Hazin bir hayat… Bütün kadınlar gibi… O aynı zamanda aşkın da kadınıydı. Mesleğiyle, oyuncularıyla kurduğu ilişki bir aşk gibiydi. Aynı zamanda şahsi  aşkını da en iyi yaşayanlardandı.”
“Uğursuz bir yangınla kaybettik. Yanlız bir sanatçıyı kaybetmedik, aynı zamanda son yazmakta olduğu senaryosu, kitap hazırlığı içindeydi kendi hayatını yazacaktı onlar da yangınla beraber yok oldu. Kitabının adı “Benim Sevgili Hatalarım”dı. Benim için, benim oyunculuğumda bir kilometre taşıdır. Hep “Halil, en güzel senaryolarımı İznik’te senin çiftliğinde yazıyorum” derdi. Sesi  hep kulaklarımda.

Bilge Olgaç’ın Hazin Yaşam Öyküsü

Bilge Olgaç’ın zor geçen hayatı 1940 yılında Kırklareli’nin Vize ilçesinde 6 çoçuklu bir ailenin 5.çoçuğu olarak dünyaya gelmesiyle başladı. 16 yaşında evlendi. Okulunu bıraktı ama okumayı ve hikaye yazmayı bırakmadı. Eşi Vecdi Bender onun yazdığı bir öyküyü Memduh Ün’e götürdü. Memduh Ün bu öyküyü “Kısmetin En Güzeli” adıyla filme çekti. Bilge Olgaç da bu filmle asistanlığa başladı. Yıl 1962 idi ve Bilge Olgaç’ın hayatı boyunca bir daha vazgeçemeyeceği sinema serüveni başlamıştı. Uzun bir süre Memduh Ün’ün yanında çalıştı.

1965 yılında ilk filmini çekti. Filmin senaryosu Yılmaz Güney’e aitti. “Üçünüzü de Mıhlarım” isimli avantür filmi idi. 1970’lere kadar Bilge Olgaç  kahramanları erkek olan filmler çekmiştir.
1970 yılına gelindiğinde Kerim Korcan’ın eserinden uyarlanan “Linç” filmiyle  adından söz  ettirdi. 1970 Altın Koza Film Festival’inde En İyi Yönetmen, En İyi  3.Film, En iyi senaryo, En iyi  Görüntü Yönetmeni ödüllerini aldı.
1974’e gelindiğinde  Türkan Şoray, Mehmet  Keskinoğlu’nun başrollerini oynadığı “Açlık ” filmi Atilla Dorsay’ın deyimiyle “Baştan sona hiç aksamayan yalın bir sinema diliyle yapılmış, kadınca bir duyarlılık taşıyordu.”
1975’de Yılmaz Güney’in senaryosundan “Bir Gün Mutlaka”yı çeker. Filmleri içinde en tartışmalı olan filmidir. Yarı belgesel yarı kurmaca bir filimdir. 1970’ler Türkiye’sinde olan bitenleri anlatmaktadır. 1975 yılında Türk Sinemasında seks filmleri furyası başlamıştır. O da bu dönemde sinemaya ara verecektir.
1984 de sinemaya “Kaşık Düşmanı” ile döner. Gerçek bir olaydan yola çıkan traji-komik bir hikayedir. Filmin başrollerini Halil Ergün ve Perihan Savaş paylaşır.  Film aynı yıl  bir çok ödül alır.

1984      7.Uluslararası Kadın Film şenliğinde En İyi Film
1984    21. Antalya Film Festivalinde  En İyi Senaryo
            21. Antalya Film Festivalinde En İyi 3.Film
1984     7.Uluslararası Kadın Film Şenliğinde Basın Özel Ödülü nü alır.
1985   Gülüşan Halil Ergün,Yaprak Özdemiroğlu  
1987   İpekçe Perihan Savaş Berhan Şimşek
1988   Gömlek Berhan  Şimşek.Erdal Özyağcılar Şehnaz Dilan
1991   Umut Hep Vardı  Kadir İnanır, Özlem Savaş, Bülent Bilgiç
1994   Bir Yanımız Bahar Bahçe Halil Ergün, Sibel Turnagöl

1994 yılının 3 Mart gecesi sobadan çıkan yangınla hayata veda etti. Arkasında 33 film bıraktı. O, yılmaz bir sinema emekçısi, mücadeleci bir sinema sanatçısıydı. Seni özlüyoruz Bilge Olgaç.

Halil Ergün’le yapılan görüşme ViralMecmua’ya özeldir