Arkadaşlık

Şiirler söylemek istiyorum size

En tatlı ümitler içinde

İstiyorum ki korkutmasın sizi mezarlık

O kadar can sıkıcı değildir

Benimle arkadaşlık

Ben

Rivayete göre

Allah’ın talihsiz kulu

Ben…

Üsküdarlı Şükrüye Hanım’ın ortanca oğlu

Ve yirminci yüzyılın

Eli ayağı bağlı

Zavallı şairi

Şiirler söylemek istiyorum size

Siz sevgili insan kardeşlerime.

MUZAFFER T. USLU

Kelebeğin Rüyası Filminde yaşam öyküleri anlatılan Zonguldaklı maden işçisi ve şair Muzaffer Tayyip Uslu 24 yaşında ince hastalıktan (verem) hayata veda etmişti. Kendisi gibi yine Zonguldaklı bir şair olan arkadaşı Rüştü Onur da onun ile aynı kaderi paylaşmış, o da 22 yaşında yine verem hastalığından ölmüştür.

“Zonguldaklı şairler” diye bilinen bu iki genç, lise yıllarında şair Behçet Necatigil’in öğrencisi olmuş, yeni yeni modernleşen bu madenci kentinde Kömür İşletmelerinde memuriyet hayatlarını sürdürürken, bir yandan da sanatla, edebiyatla ve en çok da şiirle iç içe yaşamışlardır. Ayakları üzerine yeni kalkan genç Cumhuriyet, bir yandan modernleşme çabasındayken, aynı yıllarda Avrupa’da da II.Dünya Savaşı yaşanmaktadır.

Şairliğe ve sanata bakışın daha oluşmadığı toplumda, şiir ile uğraşan  iki genç toplumun her kesimine şiiri sevdirmeye çalışmışlardır. Ne yazık ki yaşadıkları madenci şehrinin ve savaş yıllarının getirdiği yoksulluk, bu iki yetenekli şairin çok genç yaşta vereme yenik düşüp yaşama veda etmelerine sebep olmuştur.

Soma’da yaşanan büyük felaketle çok büyük acılar içinde olduğumuz şu günlerde, bu iki madenci şair geldi aklımıza, belki de madencilerin KADERİYDİ genç yaşta ölmek…ya göçük altında ya yoksulluk yüzünden…

İTİRAF

Ben,

Gülebilmemiz için ağlayan

Ağlayabilmemiz için gülen adam.

Ben bir tarik-i dünya.

Hallac-ı Mansur’dan sonra

Benim derim yüzülecek Zonguldak’ta

Ve gözlerime mil çekilecek.

Ben bir tarik-i dünya

Ne ev ne bark

Ne çoluk çocuk sahibi.

Bütün malım mülküm

Ellerim ayaklarım

Ve gözlerim.

Kupkuru bir kuyudayım ki Yusuf’u özlerim.

RÜŞTÜ ONUR

 

 

Nurten Bengi Aksoy