Judith Raum’a ait “eser” adlı enstalasyonu, SALT Beyoğlu’nun Yüzyılların Yüzyılı (A Century of Centuries) adlı sergi programının içerdiği on sanatsal pozisyondan birini oluşturur. Program, geçmişte yaşanan devrim niteliğindeki olaylara, travmatik deneyimlere ve toplumsal değişime bir tepki olarak doğan, bağımsız bir dizi sanatsal pozisyonu sunuyor.  
 
Judith Raum, İstanbul Garanti Platform bünyesinde almış olduğu çağdaş sanat bursundan sonra 2008 yılında Bağdat tren yolu inşaatı ve Anadolu tren rayı hattı ile ilgili çok yoğun araştırmalar gerçekleştirdi.  Frankfurt’da Deutsche Bank arşivindeki araştırmaları neticesinde bulduğu eski mektuplarda dile getirilen, alt yapı ve tarımsal projelerden esinlenerek, konu ile ilgili Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasından önce gerçekleştirilen girişimlerin izlerini araştırmak amacıyla birçok kez Anadolu’ya seyahat etti. Araştırmaları Anadolu’ya yönelik o dönemlerde, Deutsche Bank ve Alman İmparatorluğu’nun yarı sömürgeliğe yol açan katılımlarına yoğunlaştı. Sanatçı,  çok nadir belgelenmiş ve yayımlanmış,  resmi raporların arasına gizlenmiş, rasyonalizasyon ve modernleşmeye karşı alternatif ekonomik girişimlerle ve yerel direniş ile ilgili hikâyeleri aradı. 
 
Raum yoğun araştırma süreçlerinde çeşitli sanatsal yaklaşımlarla arşivleneni ele alıyor. Çeşitli medyalarda araştırma bölgesinde gözlemlediği ve üzerinde çalıştığı düşüncelere, çok katmanlı ve kendine has yöntemlerle oluşturduğu estetik cevaplar geliştiriyor.  Daha önce, farklı sergi mekânlarında da çeşitli konstelasyonlarda sunduğu çalışma komplexi ‘eser’, Salt İstanbul’da tekstil malzeme, heykel ve resimleri, dört ilgi odağı: Alman mühendislerle yerel işçilerin tren rayı inşaatı sürecindeki ilişkileri; Anadolu’daki pamuk üretiminde Alman İmparatorluğu’nun rolü ve Osman İmparatorluğu ile var olan ticari ilişkiler; Anadolu tarımının modernleştirilmesi, makina ve uzmanlık bilgi birikiminin aktarılması konusunda Alman girişimleri ve son olarak da tren işçilerinin çalışma şartları ve 1908 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda oluşan sosyalist hareketi doğuran işçi grevinde sendikanın rolü, gibi başlıklar altında aranje edilmiş tarihi fotoğrafları kapsıyor.
 
Çalışmanın adı ‘eser’ bir taraftan kelimenin Türkçe dilinde çağdaş kullanımından (eser = sanatsal yapıt), diğer taraftan da Anadolu’da Vezir Han’da tren rayları boyunca bir bahçıvanla sanatçının arasındaki diyalogdan oluştu. Diyalogda bahçıvan bir ağaca ‘eser’ tanımlaması yapmıştır. 
 
‘eser’ e diplomatlara, bankacı ve iş adamlarına ait tarihi mektupları yansıtan ses materyalleri eşlik eder;  geçtiğimiz iki yüzyılın sonlarına doğru, Alman İmparatorluğu’nun, Osmanlı ekonomisi ve tarımı alanlarındaki girişimleri aktarmak amacıyla, tüm dokümanlar ilk kez bu proje için Almancadan Türkçeye tercüme edildi. 
 
Tarihi malzemeye odaklı çalışan Judith Raum’un eserleri,  1889 Anadolu’sunda Alman ekonomik girişimine kadarki süreci de kapsar ve Anadolu tren projesine yönelik sunulan güç ve olumlu yaklaşım jestlerini meydana çıkararak, bu yaklaşımların sömürge çağında sona ermeyip günümüze kadar süre gelen bir ekonomik prensip olduğuna işaret eder.  
 
Sergiye Judith Raum eserine yönelik, sergi konusunu içeren ve araştırmalar sürecinde toplanan geniş çaplı tarihi malzeme ve bu projeyle ilgili enstallasyon ve çalışmaları içeren bir sanatçı monografisi eşlik edecek ve sergiye farklı bir kaynak olarak da sergiye hizmet edecek. 
 
Judith Raum’a ait “eser” adlı enstalasyon 24 Mayıs tarihine kadar SALT Beyoğlu’nda görülebilir.