Suat Akdemir’in yeni kişisel sergisi “Hayattan Soyut İzler”
 
 
Piramid Sanat’taki “Hayattan Soyut İzler” isimli sergisinde, 1987 yılından bu yana ısrarla yaptığı soyut sanatla dikkatleri üzerine toplayan Suat Akdemir’in, son yıllardaki farklı dönemlerden işleri sergilenecek. Serginin küratörlüğünü, Akdemir’i 1987’den beri izleyen Bedri Baykam yapıyor.
 
Piramid Sanat’ta Akdemir’in tualleri, bazı kağıt işleri, fotoğrafları, defterlerinin yanı sıra Türkiye ve Küba’nın tüm sahillerini üstünde gezdiği “müzelik” bisikleti de sergilenecek.
 
Baykam, Akdemir’in işleri hakkında şu sözleri dile getiriyor:
 
“Yapıtlarında soyut dışavurumcu üslubun tekniklerini en minimal dille de buluşturarak aktaran Akdemir, stilini soyut sanatın sözlüğü çerçevesinde oluştururken kendini tekrar etme mecburiyetini benliğinde hissetmeyen ender sanatçılardan biri. Sanatçının son işleri giderek atan bir olgunluk ve özgüven taşıyor. Dikdörtgenin günümüzde hala süren taze kalma savaşının bir yansıması. Bir tual sanatçısının salt boya ile geliştirdiği kendi alfabesinin değişik safhalarını bu sergide takip edebiliyoruz. Akdemir, son 10 yılın “dekoratif” veya “piyasa arayışı” içeren yapıtlarını ortalığa süren sanatçılardan çok farklı. İşleri samimi bir umursamazlık içinde ve doğmakta olan düşüncenin kendisiyle diyalog kurmakta…”
 
“KÜBA İŞTE BÖYLE GEZİLİR”
 
 Akdemir’in bisikletle 2004’de gerçekleştirdiği turun “KÜBA: İşte Böyle Gezilir” adlı kitabında yer alan fotoğraflar, binlerce görsel arasından seçildi. Bu olağandışı ve farklı serüvenin kitaba eklenen gezi notları, son derece akıcı bir kalemle yazılmış. Kullanılan dil, birçok noktada Kerouac, Bukowski veya Erje Ayden tadı taşıyor.
İşte kitabın sonlarından bir kaç satır: 
 
“Tövbe haşa! Ama Che abimiz de, Jack iti de, Baykam üstadımız da, birçokları da, yollara düşmeden edememiş, yollarda olanlara kayıtsız kalamamışlardır. Görmek için hiç başka bir dekor, hiç başka bir ışık, hiç başka bir rüyaya gerek yoktur. Çünkü yolların her yere çıktığını ve hiçbir yere çıkmadığını en iyi onlar bilir”
 
124 sayfalık kitap, çizgi dışı formatı ve içeriğiyle Küba veya gezi kitaplarına meraklı sanatseverler için tam bir “collector’s item”. Ama kitabın bunun dışında ciddi bir önemi daha var: Akdemir, bu seyahatlerde gördüğü sahnelerin etkisi ve çektiği fotoğrafların izlerinden yola çıkarak gerçekleştiriyor birçok resmini. Yani soyut resimlerindeki tat, bu sahnelerin kenarından köşesinden yola çıkan koku, hatta direkt yansımanın izlerini taşıyor.
 
Baykam, katalog yazısında Akdemir hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor:
 
“Suat Akdemir, bu devirde artık pek bulunmayan başka bir çağın materyalizm-dışı boya ve düşünce ekseni üzerine yaşamını kurmuş bir anti-kahraman. ‘Artık onun hakkını vermek, Türk sanatının boynunun borcu’ desem, buna en çok kendisi bozulur. Çünkü Suat para, ün ve kariyer arayışı dışında, yalnız bu dünyada izler bırakmasına yardımcı olacak kadar takas metası arıyor. Bunun adını ‘para’ koyup, ardından dünyayı hırsla sürekli kirleten başkaları…” 
 
Suat Akdemir’in sergisi 13 Nisan tarihine kadar Piramid Sanat’ta izlenebilir.