Ufuk Koç/Viral Edito

Yapılan bir araştırmada, insanlara müzik dinletilirken karşılarında duran ve suratında ne mutlu ne de üzgün bir ifade bulunan bireylerin mutlu mu yoksa mutsuz mu oldukları sorulmuş. Neşeli müzikleri dinleyenler, ifadesiz de olsa karşılarındakilerin mutlu olduğunu düşünürken, hüzünlü şarkılarda tam tersi yanıtlar alınmış.

Bu ne demek? Dinlediğimiz müzik ruh halimizi ve algılarımızı doğrudan etkiliyor. Sadece bu kadar mı? Elbette değil. Hatıralarımızı çarpıtmamıza da sebep oluyor. Müziğin ritmine tepki veren bedenimizde nefes alış verişimiz, beden ısımız, kalp ritmimiz değişiklik gösteriyor.

İç uyumsuzluk adı verilen içi-dışı bir olamayan insanlarda bedenin verdiği sinyallerle bilinçli zihnin ağzından dökülen lakırdılar bir çatışmaya sebep oluyor. İçimizden geçen sinir bozucu ifadeler yerine ‘yok bir şey’ diye geçiştirdiğimiz olaylarda beden, zihne aya

k uyduramayıp tökezlediği için karşımızdaki kişiler de bir rahatsızlık olduğunu hemen hissedebiliyor.

hayatlarımızda yeterince berbat şey art arda seriye bağlamış üzerimize gelirken birazcık müziğin hiç zararı olmaz. Hele hele bu müzik savaş karşıtı bir film olan HAIR müzikalinden olunca tadından yenmez.

Savaşa ve militarizme karşı olan; barış ve sevgi dolu özgür bir dünya hayal eden çiçek çocuklar…

Bir asker  bir çiçek kızla aşkına saygı duyan, onun yerine sadece 1 geceliğine karargaha giden ama her şeyin ters gidişiyle bir anda kendisini Vietnam yolunda bulan bir yitirilmiş genç daha… Ne için savaşıyoruz? Kimler için savaşıyoruz? Biz savaşırken kim kazanıyor?

Tam da şimdi lazım olan şey değil mi bu?

BIRAK GÜNEŞ İÇERİ GİRSİN

İZLEYİN… GÜNEŞİ PAYLAŞIN.