Yönetmenliğini Kerem Çakıroğlu’nun yaptığı başrolleri Alper Kul, Ayça Varlıer, Ali Kobanbay, Taner Ergör, Şinasi Yurtsever, Onur Buldu, Ayten Uncuoğlu ve Yılmaz Gruda’nın paylaştığı “OLUR OLUR’
sinema filmi zengin oyuncu kadrosuyla gösterime girdi. Gösterime girmesiyle birlikte de film tartışmaları beraberinde getirdi.

Kısa süre önce yitirdiğimiz Ciguli, Keremcem, Altay, Ümit Besen ve işadamı Ali Ağaoğlu’nun da konuk oyuncu olarak rol aldığı filmin müziği bir döneme damgasını vuran Asu Maralman ile özdeşleşmiş “Olur Olur Bal Gibi Olur” adlı şarkıydı. Ayça Varlıer’in film için yeniden seslendirdiği şarkı Türk Popunun en unutulmaz hitleri arasında bulunuyor.

Bestesini Selmi Andak’ın yaptığı, sözlerini Bülent Pozam’ın yazdığı ‘Bal Gibi Olur’u 70 ve 80’li yıllarda seslendiren duayen sanatçı Asu Maralman “Olur olur bal gibi olur” adlı eserle 7 den 70 e herkesin haklı sevgilisi olmuştu.  Yıllar sonra Asu Maralman’ın da oynadığı “İki Aile” dizisinin jenerik müziği de yine “Olur olur bal gibi olur”du. Dizi için tekrar seslendirdiği eser bütün tazeliğiyle gündeme geldi,yine çok sevildi ve diziye değer kattı. Sinema filminde jenerikte söz yazarı ve bestecinin ismine yer verilirken, şarkıyı Türkiye’ye tanıtıp sevdiren yorumcu olarak 36 yıl sahnelerde okuduğu şarkı adına film yapılıp adına yer verilmemesine içerleyen sanatçı duygularını paylaştı.

 

“Olur olur” sinema filminin gala gecesine oyuncu arkadaşlarının daveti üzerine katılan Asu Maralman yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:

“Olur olur bal gibi olur” 1977 de hit olmuş ve halen kendime özgü ses ve yorumumla dizi ve filmlerde beğeni toplamakta ve nerede olursa olsun görüldüğümde insanların aklına gelen “Olur olur bal gibi olur” şarkısıdır. Yani bu şarkı benim nüfus kağıdım olmuştur. Nasıl ki Tülay Özer “İkimiz bir fidanız” la, Erol Evgin “İşte öyle bir şey” le, “Sevdan Olmasa” ile,  Yeliz “Bu ne dünya kardeşim”le ve daha o döneme ait birçok sanatçının isimleri yanına konan slogan parçaları beyinlere yerleşmiştir.

Bu eserleri kim yeniden okursa okusun hep ilkini hatırlatacaktır. Çünkü eserin ruhunu, tadını tuzunu onlar vermiştir. Eserin söz yazarı ve bestecisi gibi onların da eserde inkar edilmez emekleri vardır. Bu açıdan ilkler hep anılacaktır. İşte tam bu noktada bu eseri her sanatçı yorumlayabilir ama tüm Türkiye’ ye tanıtan bir yorumcu olarak gönül isterdi ki jenerik müziği benim yorumum olsun. Gösteri boyunca ben filmi gözlerim yaşlı izledim. Genç sanatçılar, hangi dalda olurlarsa olsunlar, sanat abidesini inşa ederken daha saygılı ve daha dikkatli olmalılar. Bu eserlere emek vermiş diğer sanatçıları onore edebilirler, böylece kendileri de daha değerli ve kalıcı olurlar.