ÜÇ CEMRE ÜÇ AŞK
30 MART 2013, SAAT 16:00 
FULYA SANAT
 
Unutulmaz bir konser hem aşkın hem doğanın müzikle buluşmasını dinleyeceksiniz!
 
Eserin Konusu: 
Besteci ve Piyanist Anjelika Akbar’ın yeni bestelediği bir sahne performansı. Beste, “CEMRE” kavramını müzik yolu ile anlatacaktır. “Cemre” kor ateş anlamına gelen bir kelimedir. Mana olarak ise Cemre bir anlamda da “Emre”, yani AŞK anlamına geliyor. İnanışa göre, İLKBAHAR’ı müjdeleyen “cemleler” Güneş’in kor ateşini Dünya’ya yaklaştırıp, ilk önce HAVA’ya, sonra SU’ya ve son olarak TOPRAK’a dokunur ve ısıtır, dönüştürür ve buzu suya dönüşür.
 
HAVA’yı ruh olarak, SU’yu gönül olarak, ve TOPRAK’ı beden olarak ele alırsak, AŞK ilk önce ruhumuza, sonra gönlümüze, sonra da bedenimize tesir edip, bizi dönüştürür; dünya idrakımızı ve yaşamamızı tamamen değiştirir.
 
Anjelika Akbar, bu konu üzerine yoğunlaşarak gerçekleştirdiği tefekkür ile bestelediği eser beş bölümden oluşuyor:
 
PROLOG, HAVA, SU, TOPRAK, EPİLOG…
 
Üç Cemre’yi üç enstrüman temsil ediyor: Hava-Klarnet, Su-Piyano, Toprak-Çello.
 
Cemre’ler bir Doğa olayı olarak bir DOĞA figürü ile birleşiyor, ve Doğa’yi Mezzo-Soprano temsil ediyor. Eser tamamen kadın müzisyenler tarafından seslendirilecektir.
 
Piyanist, kendi enstrümanı dışında aynı zamanda Bendir’i da çalacaktır (Bendir – sonsuz devinir ve ritim, varoluşun kesintisiz nefesini temsil edecek). Beste, biçimsel anlamda tamamen serbest bestelenmiştir, kavram üzerine yapılan tefekkür sonucunda doğan sinematografik yaklaşımıyla; aynı zamanda müzik tarzı olarak kısıtlamalardan tamamen özgürdür.
 
Fakat buna rağmen etnik köken, atonal ve “film müziği” öğelerin birbirilerine geçmiş olduğu kendine özgü bir müzik tarzı fark ediliyor. Prolog ve Epilog bölümleri dışındaki bölümlerden her birinde solist rolünü üstlenecek bir enstrüman mevcuttur.
 
Prolog bölümünde verilen DOĞA ana teması her bir bölümde kendini farklı biçimlerde hatırlatıyor. Bölümlerin başlangıcında “buz” halinde olan cemrelere DOĞA’nın ana teması “dokunduğunda” durağanlıktan uyanıp harekete geçen cemreler, sonunda dönüşüyor ve BAHAR /AŞK halini alıyor.
 
Her bölüm, bir önceki bölümlerin öğelerini taşıyor.
 
Son bölüm Epilog ise bir kutlamadır, her bölümün temalarının coşkulu bir kucaklaşmadır. Anjelika Akbar bestede özgün temalar dışında “Ben Melamet Hırkasını /Haydar Haydar” ilahisini; aidiyet konusunda hala netleşmemiş olsa dahi, en büyük ihtimal’de Itri’ye ait olan “Tekbir” teması, ve Moğolistan/Kazakistan steplerinde doğan “Chinggis Ayalguu –A” adlı antik bir halk müziği örneğini kullandı.
 
“Üç Cemre, Üç Aşk” sadece bir konser değil, aynı zamanda değişik bir dekoru olan bir sahne performansıdır.