Turkmall Sanat Galerisi “binada sanat” konsepti ile ilk sergisini açtı  

 

Turkmall, “binada sanat”ı Uniq İstanbul’a taşıyor

 

Turkmall Sanat Galerisi,  “binada sanat” konsepti ile ilk sergisini, İstanbul’un yeni yaşam merkezi UNIQ İstanbul’da yer alan Turkmall Ağaçlı Ofis’te açtı. Alışveriş merkezi geliştirme ve yatırımı alanında yenilikçi projelere imza atan Turkmall, hayata geçirdiği tüm AVM’lerde çalışmalarını sergilediği sanatçıların güncel eserlerini, Turkmall Sanat Galerisi’nde bir araya getirdi.  Eylül ayı sonuna kadar devam edecek sergide Habip Aydoğdu, Şafak Eyüboğlu, Tülay İçöz, Pelin İnal, Bilal Hakan Karakaya, Kazım Karakaya,  İbrahim Örs, Ekrem Özen, Günnur Özsoy, Serpil Yeter, Hanefi Yeter ve Selçuk Yılmaz’ın 32 çalışması yer alıyor.

Kunst am Bau, Almanya, İstanbul’un yeni kültür, sanat ve yaşam merkezi UNIQ İstanbul’un ilk sergisi Ağaçlı Ofis’te açıldı. UNIQ İstanbul’u hayata geçiren Turkmall, 2005 yılından bu yana geliştirdiği tüm projelerine, Biber Mimarlık’ın danışmanlığında, Almanya’da yaygın olarak benimsenen Kunst Am Bau  “binada sanat” konseptini taşıyor. Turkmall bu konsept doğrultusunda mimari ile sanatı entegre ederek, yıllardır kapalı birer kutu olarak tanımlanan alışveriş merkezlerinin, yeni bir yaşam alanı, kentlileri içine çeken yeni bir kamusal alan olarak tanımlanmasına öncülük ediyor.  Turkmall,  bugüne kadar Forum İstanbul, Forum Mersin, Forum Çamlık, Forum Aydın, Bulvar Samsun, Novada Tokat gibi Türkiye’nin çeşitli illerinde gerçekleştirdiği 20’den fazla projede 75 kalıcı sanat eserine ev sahipliği yaparak “binada sanat” anlayışını Türkiye’de her geçen gün biraz daha yaygınlaştırıyor.

Turkmall şimdi de, bir kurum politikası olarak benimsediği “binada sanat”ı UNIQ İstanbul’a taşıyor. Eylül ayında kapılarını açacak olan UNIQ İstanbul’un yönetim binası olarak tasarlanan Ağaçlı Ofis’te bulunan Turkmall Sanat Galerisi, bu anlayışın bir yansıması olarak, 12 sanatçının toplam 32 resim, heykel ve enstalasyon projesine ev sahipliği yapıyor. Böylece Turkmall’un AVM projelerinde çalışmaları sergilenen sanatçıların güncel eserleri ilk kez bir arada sanatseverlerle buluşuyor.

 

Türkiye’nin kültürel ve sanatsal belleğinin korunması için “binada sanat”

“Binada sanat” anlayışını Turkmall yatırımlarına taşıyan Biber Mimarlık kurucu ortaklarından Yüksek Mimar Deniz Biber, bu yaklaşımının doğduğu ihtiyacı şöyle açıklıyor:

‘Binada sanat’ uygulamalarında sanat çalışmalarının yapı ve etrafındaki alanla uyumlu bir dilde olması gerekiyor. Bu noktada; sanatçıların yapının mimari konseptini irdeleyerek, kendilerine has yorumlar getirmeleri önem kazanıyor. Turkmall’un geliştirdiği her alışveriş merkezinde yer alan, binanın kendine özgü mimari konseptini ve çevresi ile kurduğu ilişkiyi yansıtan sanat eserleri, yerleştiği bölge ile Türkiye’nin kültürel ve sanatsal belleğinin korunmasına destek oluyor.”

Biber Mimarlık’ın mimarlarından Kerim Kürkçü ise günümüz Türkiye’sinde kamusal alan-sanat ilişkisinin çok sınırlı olduğunu belirtiyor.  Kürkçü, “binada sanat” yaklaşımının günümüz kamusal alanını sanatla buluşturan bir yöntem olduğunu vurguluyor:

“Kentin yapı taşlarını oluşturan binaların büyük çoğunluğuna kamu yararı gözetilerek uygulanacak sanat eserleri sayesinde kentin röper noktaları ve mihenk taşları çoğaltılabilir. Ülkemizde genellikle gayrimenkul ve perakende sektöründe ve özellikle de yeni kamusal alana örnek gösterilebilecek alışveriş merkezlerinde  ‘binada sanat’ yaklaşımının bir yansıması olarak sanat eserleri yer alıyor. Bu da aslında birbirine benzeyen alışveriş merkezlerinin farklılaşmasına ve mekânsal hafızanın güçlenmesine katkı sağlıyor.”

İstanbul’un yeni kültür, sanat ve yaşam merkezi UNIQ İstanbul Ağaçlı Ofis’te bulunan Turkmall Sanat Galerisi’nde açılan, Habip Aydoğdu, Şafak Eyüboğlu, Tülay İçöz, Pelin İnal,  Bilal Hakan Karakaya, Kazım Karakaya, İbrahim Örs, Ekrem Özen, Günnur Özsoy, Serpil Yeter, Hanefi Yeter ve Selçuk Yılmaz’ın 32 çalışmasından oluşan sergi Eylül ayı sonuna kadar gezilebilecek.

“Binada sanat” konsepti hakkında

Almanya’da 20. yüzyıl ortalarından beri bir devlet politikası olarak benimsenen Kunst am Bau (binada sanat), ilk olarak, 1919 tarihli Weimar Anayasası’nın 142. maddesini baz alan sanatçılar derneğinin inisiyatifiyle gelişti. Bu maddeye göre: ‘‘Sanat, bilim ve öğretim bağımsızdır. Hükümet bu alanları korumak ve destek vermekle yükümlüdür’’. Kısaca Kunst am Bau, başta devlet olmak üzere, inşaat yapan yatırımcıların, yatırım konusu olan kamu binalarının toplam yatırım maliyetinin yaklaşık yüzde 1’i oranında bir bütçeyi sanata ayırmasını yükümlülük haline getiren bir yaklaşımdır.