“Türkan Şoray dünya çapında bir starla özdeşleşse Merylp Streep olurdu”
Duayen gazeteci Nurcan Sabur, Tumay Özokur Atölye öğrencileriyle kariyer, şöhret ve medya üzerine deneyimlerini paylaştı. Medya sektöründe 37. Yılı geride bırakan Sabur, altın değerinde öğütler verirken Milliyet Gazetesi’nin efsane yayın yönetmenlerinden  Abdi İpekçi’den Zeki Müren’le olan anılarına ilginç anekdotlar paylaştı. 
 
 
 
 
Gazeteci ve Basın Danışmanı Olcay Ünal Sert, eğitmen Aslı Gökmen, öğrenciler Cem Aksakal, Merve Dzaveri, Eda Canlı, Saniye Çelik, Nurhayat Erdil, Zeynep Çavuş, Sinem Akkoyun, Rıdvan Turhan, Engin Altın, Osman Tanrıverdi’nin hazır bulunduğu seminerde  Nurcan Sabur, “Türkan Şoray dünya çapında bir starla özdeşleşse Meryl Streep olurdu” derken, öğrencilere “Çok kıymetli hocaların burada dersler verdiğini öğrendim. O bakımdan çok şanslısınız . “ dedi. Neden magazini tercih ettiniz?’ sorusuna Sabur, “O bir parça tercih değil. Eniştem Milliyet’in spor servisinde çalışıyordu ve benim idolümdü.  Yaz tatilinde onun yanına giderdim. Derken Milliyet’in spor servisinde çalışmaya başladım. Yazılarımın oldukça renkli ve magazin diline yatkın olduğu söylenince beni daha sonra magazin servisine verdiler, iyi ki de vermişler. Sizler de idollerinizin peşinden koşun, başarmak istemenin yarısıdır.” dedi.
Radyonun Türkiye’ye kazandırdığı en büyük şöhretin Zeki Müren olduğunu söyleyen Nurcan Sabur, “O dönemlerde Zeki Müren radyoevine gidip geliyor, hep bir yerlerde birşeyler okumak istiyor. Birgün Safiye Ayla radyo programına çıkacak hastalanıyor ve yerine Münir Nurettin Selçuk’u öneriyorlar,  onun da İstanbul’da olmadığı anlaşılıyor. Hamiyet Yüceses öneriliyor, onunda başka bir işi olduğu anlaşılıyor ve Zeki Müren’i çağırıyorlar ve Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük sanatçısı ortaya çıkıyor” dedi.