Ne Yapacaksınız? Çöpe mi Atacaksınız?

Sanatçı Platformu

Bakanlığın “gururla” açıkladığı tüsak yasa tasarısında tüm opera, bale, senfoni ve tiyatrolarda çalışan ve sayıları 1000 i geçmeyen misafir sözleşmeli sanatçıların akıbetleri konusunda tek  sözcük yok.

Kamuda çalışan 100.000 taşerona kadro verilen, 80.000 imama kadro verilen bir ortamda, bazıları 12 yıldan fazla kurumlarda çalışmasına rağmen sırf “bürokrat kaprisiyle” bütün uygulamaların dışında bırakılan, konservatuvar mezunu 1000 sanatçıya yeni tüsak yasa tasarısı ile ne olacağı tamamen meçhul…

Senelerdir, Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları ve Devlet Senfoni Orkestraları’nda misafir sözleşmeli işçi statüsünde çalışmalarına rağmen bu kurumlara senelik olarak verilen 3 ya da 5 (yok, yanlış yazmadık 3 ya da 5 kişilik kadrolar bazen iki sene de bir, bazen hiç… üstelik dahası da var, örneğin devlet operasında çalışıyorsunuz sınav haftasında 2 çocuk oyunu, 12 prova, 5 tane de temsil yapıyorsunuz ve kurumunuzun sınavına giriyorsunuz, sizinle beraber sınava giren kurumun dışından insanlar da var…

Siz yorgun sesiniz, ağrıyan ayaklarınızla sayın jurinin hoşuna da gitmeyebiliyorsunuz (!) Yani bayağı üvey evlatsınız!),

nerede kalmıştık, ah evet! 3 ya da 5 kadro yüzünden sürekli 11 aylık sözleşme ile çalıştırılıp, senenin 1 ayı işsiz ve sigortasız bırakılırken, üstelik 26 gün çalıştırılıp, 28. 29. gün çalıştıkları ödenmezken, şimdi de tüsakla tamamen yok sayılıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde çıkan kamuda çalışan misafir sözleşmeli işçilere verilen 100.000 kadrodan ve 80.000 imamı devlet memuru statüsüne alan torba yasadan yararlandırılmayan bu sanatçılar, gelecekleri tamamen belirsiz bir şekilde, ne statü, ne de isim olarak tüsak yasa tasarısında yer alabildiler.

Sanat eleştirmenleri, sanatçılar bu tüsak konusunda aylardır fikir ve görüş belirtirlerken, misafir taşeron geçici sözleşmeli (ya da statüsü belirsiz yevmiyeli) sanatçılara ne olacağı sorusunu kimse soramıyor.

Sanat adamları sessiz, bürokratlar pişman ve sessiz, herkes belki iyi niyetli ama herkes sessiz. Bu sessizliği bozduğumuz için çok özür dileriz.