Fotoğraflar: Nar Photos, Şahan Nuhoğlu, Ahmet Şık, Nazım Serhat Fırat
Metinler: Merve Erol.
Videolar: Videoccupy
Ses kolaj: Açık Radyo, Simon Art
Sergi tasarım: Özlem Yılmaz

Daha önceki kent hakkı mücadelelerinde olduğu gibi, Gezi Parkı için dayanışma çağrılarına da bu düzeyde bir destek beklenmiyordu. Parkın yıkılıp yerine askerî kışla görünümünde bir AVM kondurulması milyonların hayatını birinci dereceden etkilemezdi. Ama öyle bir an geldi ki, artık evde oturmak mümkün değildi. İnsanlar biber gazlarının, tazyikli suların arasına daldılar. “En iyi silah mizahtır” şeklindeki beylik deyişi modern dünyada belki ilk defa mecaz olmaktan çıkardılar. Duvarları resimler, şiirler, sloganlar, espriler, “entry”lerle donattılar.

İstiklal Caddesi ve Taksim, onyıllardan bu yana sadece İstanbul’un değil, bütün ülkenin kültürel âleminin, eğlence dünyasının, siyasal hafızasının kalbi. Rant uğruna boşaltılan yoksul mahallelerinin, inşaat ekonomisinin, neoliberal iştahın yaşanmaz kıldığı büyük şehirlerin derdi belki de burada billûrlaştı. Bu noktada taşana kadar, hayatın başka alanlarını etkileyen, ezen damlalar da hızla bardağı doldurmaya başlamıştı.

Gezi Direnişi’nin sebepleri, sonuçları, anlamı üstüne daha çok şey söylenecektir, 15-20 günde biriken milyonlarca hikâyeyle birlikte. Bu sergi, Gezi Parkı’na dozerlerin girdiği andan parktaki kitlenin polis zoruyla sürüldüğü güne kadar olup bitenleri kuş bakışı kayda geçirmekten başka bir şey yapmıyor. Ama zaten hakikat de bu basit, yaşanmış gerçeklikte yatıyor.

Yakın tarihimizin en uzun yazı bittiğine, yeni bir sonbahar / kış sezonuna hazırlandığımıza göre, yaşadıklarımızı gözden geçirmenin de zamanı. “Gezi: Başlangıç” olguları nakletmekle yetinen, herkesin kendini içine yerleştirebileceği bir hatırlatma çabası, Gezi’yi uzaktan takip eden İstanbul ziyaretçileri için de giriş niteliğinde bir deneme.

Sergi 29 Eylül’e kadar gezilebilinir.

Yer:Depo  Lüleci Hendek Caddesi No:12, 34425 Tophane, Istanbul, Turkey

  •